Evet, çok doğru, spekülatif işler bunlaré!
Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz değil mi, bence öyle, yani öyle olmalı en azından. Aynı dünyada yaşamanın dışında, yani bu fiziksel durum dışında, düzlemleri belirleyen farklı bir yapı da var. Kaçak bir yapı bu, kaçak inşa edilmiş ama evet hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz fakat bu kaçak yapı beyinlerimizi bölüyor yani sınırlar inşa ediyor beyinlerimizde, fert fert çalışıyor bunun için. Bir süreç bu da, inşa ediyor olması yani. (neyse)
Bahsedeceğim konu başka. Mesela Fransızların gözünden Amerikaya bakınca, avrupa başka bir hal alıyor, bir dönüşüm yaşıyor. Almanlar ya da İtalyanlar için de aynı durum söz konusu. Bu dönüşüm, bizim avrupaya (kendilerine) baktığımız gözden farksız hale getirmiyor kendilerini (avrupalıları) ya da avrupalı bir kişi, amerikaya o gözle bakarak [aşağıdan], kendilerini, bizim onlara (avrupalılara) baktığımız statüye indirgiyorlar [aşağıya]. Yani biri birinin altında, öteki de ötekinin altında durumu yaşanıyor ve sonra altta kalanın canı çıkıyor tabi.
[Bu bakış farklarını görmek için avrupalı postmodern sanatçılar okunabilir, bilhassa Fransız ya da Almanlar filan.]
Fazla karışık mı oldu bilmiyorum ama bir illüzyonun hakettiği de sanırım bu. Bahsettiğim kaçak yapılaşma, beyinlerin bölünmesi de işte bu illüzyondan kaynaklanıyor.
Esasen başka bir konudan bahsedeğim ben fakat öncesinde böyle bir giriş yapmaktan alamadım kendimi. Bu ironiyi kendimde barındırıyor olmanın bilinciyle.
Amerika ve avrupada, reklam ya da mimarlık gibi yaratıcı iş üreten sektörler için ”spekülatif iş” diye tanımlanan bir süreç var. Reklam sektörü için konuşacak olursak, müşteriden gelen brief doğrultusunda bir konsept tasarım hazırlayıp bunun müşteriye sunulması ve fakat müşterinin bu çalışma sonrası için herhangi bir maddi karşılık garantisi vermemesi durumu. Bu süreç, tasarımcı ya da ajans için genellikle yoğun bir çalışmayı gerektirir ki gerçekten iyi bir çalışma ortaya çıkabilsin. Fakat müşteri duruma bu şekilde yaklaşmaz ve herhangi bir karşılık vermeksizin geri çevirme hakkına sahiptir. Yani işler genellikle bu şekilde yürür ve kreatif alanda çalışanlar bundan şikayetçidir çünkü ücretsiz tasarım danışmanlığı yapmış oluyorsunuz öylelikle.
İşte bu duruma müdehale etmek amacıyla, özellikle Amerika’da,
AIGA tarafından çalışmalar yapılıyor yani yapılıyor olduğunu okuyoruz internetten. Bu, bahsedilen iş sürecinin sektörleşmesi demek. Avrupalı ve Amerikalı her konuda sektörleşmeye gidiyor ve zaten oradan yırtıyor.
Spekülatif iş tanımlaması buraya ne zaman gelir; iktidardan faydalanarak kurulmuş ajanslar, özünde hödük fakat iki pantone katalog görüp, iki macintosh’a dokunup iki photoshop izlemiş danyal ajanslar ve tabi müşteriler bu konuda ne düşünürler bilemiyoruz. Zamanla göreceğiz artık.
Konuyla ilgili daha arıntılı bilgiyi şuradan;
buradan okuyabilirsiniz.
leave a comment