Lambanın duvardaki alanını anlamlandıran şey sesi
Lambanın duvardaki alanını anlamlandıran şey sesi
Tıkırtılı bir şey bu
şeyin adı olmaz demeyin, bugünlerde çok yapıyorlar, tekrarlıyorum ben
bir lambanın altında nefesimi tuta tuta
bahar ayini döne döne dinlenir mesela
ama john’un saçları daha bir uzun ve sakallı
çatal, bıçak, şeritli su tahliye borusu
lambanın altında bir çekirgenin atlayışını izliyorum mesela
nefesimi tutarak yapıyorum Videodan
ve sonra kafası karışıyor halkın
- bir kedi gördüm sanki! mesela
açık açık, şeylerin adı üzerine oturum yapalım
açık
açık
şairler gelsin, aileler ve çocuk parkı salıncakta
kimse anlamasın şairler bön bön
aileler kekli kurabiyeli ve çocuk parkı salıncakta
onları yesin kalabalık önce, arada ve sonra
bir şairin gizemi bu durumu çözmeye yetmeli halbuki
duvarın üzerine bir kurabiye koymalı mesela
şairin duvarı üzerine – öyle bir duvar düşünelim
çatal, bıçak, şeritli su tahliye borusu koyalım altına
lambanın duvardaki alanını anlamlandıran şey
ne anlama geliyorsa
eski sanat ortamlarını özlüyorum
Davut Yücel
Kitap-lık / 154
Kasım 2011
Metronun bu kadar kalabalık olması
Metronun bu kadar kalabalık olması
Metronun bu kadar kalabalık olmasının aslında önemi yok
bugün
yani şimdi
bir zerzavatçının kuyruğunda sıraya durmuş burada
kulaklarımızın üstü dantel örtülü
bekliyoruz.
Merdivenlere yakın yerdeki aydınlatma ışığı
bir kahini gösteriyor uzaktan elinde bir şişe su
etrafında aptalları ve
büyük salon çok büyük-
tedirginliğini yaşıyorlar.
İçeride kamera yoksa sorun yok.
Biz dışarıyı seyrediyoruz, monitör hep aynı yerde bazen farklı
içimiz rahat
rahat bu konuşma oksijen oranı azalabilir ama sorun yok
tavandaki can yeleklerinin savunması bizim adımıza
ve çoğu zaman tetikteyiz
Her şey karşı karşıya durmuş iki adamın konuşmasıyla ilgili aslında
metronun bu kadar kalabalık olması ve
kamera ve
tavandaki can yelekleri vesair
biri yalnızca bir şeyleri söyleme çabasındayken diğerinin
şarkı söylüyor olma çabası ve bu hareketlilik
ismini söylemek istemeyen zerzavatçı
büyük salondaki minyatürü başarılı buluyor
ve diğeri bir kızgınlık içerisinde-
anlayabiliyorum.
Davut Yücel
–
Fayrap
nisan 2011
sayı: 38
–
Saman köpekler
SAMAN KÖPEKLER
1karşımda öldü şimdi
1bir de van gogh kendisi 1889
1ölüm bir simulasyon
1halbuki ne kadar epik değil?
1boş yok şimdi yanındakini de 1 bulsam azrail sırasanana
1bir değil bu geceki dur sırala ağzı kekeledi
1uzak dur beri gel uzak dur beri gel uzak
1hastanede ölüm tipolojisi çok saçma
Davut Yücel
13 haziran 2008
(Kadıköy Underground Poetix Cilt II)















leave a comment